İKLİMLENDİRME TARİHİ

707

1820’de yılında, İngiliz mucit ve bilim adamı olan Michael Faraday, sıkıştırılıp sıvılaştırılan amonyak maddesinin buharlaşıp havayı soğutma etkisinde olduğunu keşfetti. Floridalı John Gorrie ise 1842’de buz üretmek amacıyla kompresör teknolojisini kullandı. Jonh Gorrie bu buzları Apalachicola’da bulunan hastanesindeki havayı soğutabilmek için kullanıyordu. John Gorrie buz üreten bu makinesini binaların sıcaklık değerlerini ayarlayabilmek için kullanmayı hedefliyordu. Bütün şehri soğutabilecek merkezi bir sistem de Gorrie’nin en büyük hayalleri arasında yer alıyordu. Gorrie makinesi için patentini 1851 yılında aldı. Ne var ki patenti almasının ardından baş finansal destekçisinin ölümüyle başarı umutları suya düştü. Makinenin gelişimi için ihtiyacı olan parayı alamadı. 1855’de sefalet içerisinde hayatını kaybetti. Bunun üzerine iklimlendirme fikrin 50 seneliğine tarihe gömüldü. İklimlendirme sağlanması için ısıyı makineler kullanılarak taşımak modern bir icat olarak kabul edilmektedir. Binaları soğutmaksa aynı şekilde nitelendirilmemektedir. Antik Romalılar döneminde evleri soğutmak amacıyla su kemerinden gelen su evlerin duvarlarında dolaştırılmaktaydı. Bu yöntemle suyun kullanımının hayli pahalı olması nedeniyle yalnızca zenginler arasında kullanılan bir yöntem olarak kalmıştır.

Orta çağ İranı’ndaysa rüzgar kuleleri ve sarnıçlar ile sıcak mevsimlerde soğutulan binalar mevcuttu. Sarnıçlardan kastedilen merkezi bir avluda yer alan geniş havuzlardır. Yer altı tankları bu manada o dönem kullanılmamaktaydı. Bu sarnıçlar yağmur suyunu toplamakla görevliydi. Rüzgar kulelerinin görevi ise pencereler ile rüzgara karşı hava akışının yönünü binanın alt kısmına yönlendirmekti. Aynı zamanda bu görevlerle üstlenen pervaneleri vardı. Sarnıçta bulunan su ise buharlaşarak evi soğutmayla görevliydi.